• Acil Tıp

    Hastanelerde acil servis yönetimi için gerekli olan tüm bilgileri içeren Acil Servis Yönetimi kitabından, Acil Tıp sınavına hazırlık kitaplarına kadar Acil Servis sağlık çalışanları, doktorlar ve hemşireler için basılan tüm Tıp Yayınlarını sitemizde bulabilirsiniz 

  • Adli Tıp ve Kriminoloji
  • Aile Hekimliği   
  • Tamamlayıcı Tıp Yöntemleri
  • Anatomi Kitapları

    Anatomi, insanın normal yapı ve fonksiyonlarını  inceleyen ,  özel fiziksel özelliklerini araştıran bir bilim dalıdır. Yunanca "çıkarmak" anlamına  gelen "ana" ve "kesmek" anlamına gelen "tome" dan üretilmiş bir kelimedir. Keserek ayırma ,  parçalama anlamına gelmektedir. Anatomide kullanılan temel eğitim aracı kadavra ' dır.

    2300 yıllık bir tarihi olan anatomi,1800'lu yıllarda en prestijli bilim dallarından biri olarak kabul edilmiştir.

    Avrupalılar tarafından Avicenna olarak tanınan İbn-i Sina (M.S.980-1037)Tıp kanunu kitabında anatomi ve fizyoloji konularına yer vermiştir. Bu büyük düşünür kitaplarında Hippocrates ve Galenos'un bilime katkılarından da faydalanmıştır. Daha sonraki dönemlere ise dini inançlar ve ön yargılar yüzünden anatominin tamamen ihmal edildiği karanlık bir döneme girilmiştir. Sonrasında  Avrupa 'da başlayan yenilikçi hareketler anatomik çalışmaları da hızlandırmıştır. Anatomi , ancak 16. yüzyılda bağımsız bir bilim dalı haline gelebilmiştir. Mikroskobun keşfi sayesinde anatomi , görülemeyen yapıları da inceleme olanağına kavuşmuştur. Günümüzde çalışmaların canlı insan üzerinde de sürdürülmesi sonucunda, anatominin çeşitli fizyolojik fonksiyonlarla ve klinik bilimlerle olan bağlantıları da araştırılabilmektedir. 

    Akademisyen yayınevi  Anatominin  Makroskobik, Mikroskobik ve Gelişim dallarında yayımlanmış ,en güncel ve güvenilir kaynaklardan temin edilmiş, yüzlerce kitabı sizler için bir araya topladı.

    https://www.akademisyen.com internet adresimizden anatomi hakkında merak ettiğiniz konularla ilgili her türlü kitabı en uygun fiyatlarla temin edebilirsiniz. 

  • Anesteziyoloji ve Ağrı
  • Biyokimya Kitapları

    Biyokimya; biyolojik sistemlerin organizasyon ve fonksiyonlarını moleküler düzeyde inceleyen bir bilim dalıdır. Biyokimya terim olarak kısaca canlının kimyası olarak da adlandırılır.

    Biyokimya; canlılar ile ilgili fizik ,kimya, ve biyoloji gibi temel bilim alanlarında , beslenme ve çevre olaylarına kadar birçok bilim dalı ile bağlantılıdır.

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) 'ne göre sağlık ; fiziksel ,ruhsal ve sosyal bakımdan tam bir iyilik içerisinde bulunmak olarak tarif edilmektedir. Hastalıklar ise moleküllerin, kimyasal reaksiyonların  veya biyokimyasal olayların bozulması sonucunda meydana gelmektedir. O halde bütün hastalıkların biyokimyasal temelleri bulunmaktadır.

    Biyokimya  Bilimi , öncelikli olarak sağlığın korunmasında önemli bir rol oynar .Örneğin; sağlıklı beslenme olarak tanımlanan kavram , tümüyle biyokimyasal temeller üzerine oturur. Vitaminler, su ve mineraller , proteinler, lipidler  ve karbonhidratların dengeli ve düzenli bir biçimde alınması ile insan vücudunun ihtiyaç duyduğu sağlıklı beslenme temin edilir. Kanser ve kalp hastalıkları başta olmak üzere çeşitli hastalıklardan korunmak için önerilen sağlıklı beslenme yöntemlerinin de biyokimyasal temelleri vardır.

    Hastalıkların tanısında kullanılan labaratuvar testlerinin büyük bir kısmı biyokimya testleri veya biyokimya esaslı testlerdir. Bu testler hastalığın sadece tanısında değil , prognozun belirlenmesinde ,  tedavinin takibinde ve iyileşme sonrası kontrollerde de kullanılmaktadır.

    Birçok hastalığın tedavisi de  biyokimya biliminden yararlanılarak yapılmaktadır. Biyokimya temel tıp bilimlerinin yanı sıra klinik tıp bilimleri için de çok önemli bir bilim dalıdır. Endokrinolojide hormanal hastalıkların tanı ve tedavisinden ,  immünoloji ve genetiğe kadar  tüm klinik bilimlere ışık tutmaktadır. Tıbbın yanı sıra eczacılık , veteriner hekimlik ,beslenme ve diş hekimliği gibi diğer branşlar da biyokimya bilimini geniş ölçüde kullanmaktadır.

    Akademisyen  yayınevi Biyokimya biliminde ve ışık tuttuğu diğer bilim dallarında da yayımlanmış ,en güncel ve güvenilir kaynaklardan temin edilmiş, yüzlerce kitabı sizler için bir araya topladı.

    https://www.akademisyen.com internet adresimizden Biyokimya hakkında merak ettiğiniz konularla ilgili her türlü kitabı en uygun fiyatlarla temin edebilirsiniz.

  • Biyoloji ve Genetik

    Biyoloji genel anlamda canlılar alemini inceleyen bir bilimdir. Yeryüzünde milyonlarca canlı türü bulunmaktadır. Canlının evrenin evrimi içinde ilk kez ortaya çıkışı , ilk canlıların geçmişte kalan fosil türlere ve günümüzde yaşayan türlere çeşitlenmesi ( evrimleşmesi ) , canlıların birbirleri ile ve çevre ile olan ilişkileri , canlının moleküler düzeyden hücre , doku , organ ve organ sistemleri düzeyine organizasyonu , canlının üremesi ve kalıtım yolu ile biyolojik mirasını gelecek kuşaklara aktarma ilkelerinin incelenmesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik derslerinin temel konularını oluşturmaktadır.

    Biyoloji Biliminin , bilinmeyenleri sorgulamada kullandığı ortak ilkeleri vardır. Bilimsel yöntem olarak tanımlayabileceğimiz bu ilkeler belli aşamalarda uygulanır .

    Bilim insanı , önce merak ettiği bir konu hakkında kafasında bazı sorular geliştirir , sonra o sorulara cevap bulabileceği gözlemler veya deneyler yapar. Elde ettiği verileri toparlayarak bazı genel sonuçlar çıkarmak üzere verilerin analizini yapar . Bu genel sonuçlardan çıkarak bilinmeyen , henüz gözle görünmeyen bazı hususlar hakkındaki düşüncelerini hipotez kurarak belirler . Sonra hipotezini deney ve gözlemlerle tekrar test eder ve doğrulanmayan tahminleri  ayıklar . Sonuçta , doğrulanan hususlardan oluşan bulgular teori (kuram ) olarak belirlenir . Teori terimi gerçekleşme olasığı yüksek ve güvenilirliği  fazla olan ifadelerdir. Çeşitli araştırmacılar tarafından tekrar tekrar kabul edilen hipotezlerin aksi ispatlanıncaya kadar bilimsel teoriler olarak kalır.

    Biyoloji bilimi , sepep - sonuç ilişkisine dayalı gözlemlerle , evrenin maddi tarafını inceleyerek elde ettiği bulguları , teori veya kanunlar halinde topluma sunar . Bilimde gözlem veya deneylerden elde edilen , bulgular insanın bilgi birikimi ve düşünsel yeteneği ile teori veya kanun haline getirilmektedir. Ancak bilimsel yöntemin de sınırları vardır. Bilimsel yöntemle ileri sürülen iddiaların test edilebilir olması gerekir. Bu durum bir bakıma sınırlayıcı bir faktördür.

    Akademisyen  yayınevi  Biyoloji  biliminde  yayımlanmış ,en güncel ve güvenilir kaynaklardan temin edilmiş, yüzlerce kitabı sizler için bir araya topladı.

    https://www.akademisyen.com internet adresimizden Biyoloji  hakkında merak ettiğiniz konularla ilgili her türlü kitabı en uygun fiyatlarla temin edebilirsiniz.

  • Biyomedikal Mühendisliği
  • Cocuk Cerrahisi
  • Cocuk Sağlığı ve...

    İyi ve sağlıklı beslenme, çocukların yaşamlarını değiştirebilir, fiziksel ve zihinsel gelişmelerini iyileştirebilir, sağlıklarını koruyabilir ve gelecekteki üretkenlik için daha bu günden sağlam temeller atılabilir.

    Gelişmekte olan ülkelerde beş yaşından küçük 200 milyonu aşkın çocuk kötü beslenmektedir. Konu hakkında Birleşmiş Milletler Genel sekreteri Kofi Annan'ın 1998'de yaptığı konuşmada vermiş olduğu "Gelecekteki dünyanın kimi olgularına göz atmak için süper bilgisayarlarla yapılacak tahminlere gerek yok.Gelecek bin yılın pek çok yönü, çocuklarımıza bugün nasıl baktığımıza göre biçimlenmektedir. Yarının dünyasını elbette bilim ve teknoloji de biçimlendirebilir. Ama bu dünya ,başka her şeyden çok çocuklarımızın zihinlerinde ve bedenlerinde daha bugünden biçimlenmektedir. "mesajı kötü beslenen çocuklar ve daha genel anlamda dünyamız için özellikle ivedilik taşımaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde her yıl meydana gelen 12 milyon 5 yaş altı çocukların ölümünün yarısından çoğunda yetersiz beslenmenin rolü vardır. Yetersiz beslenen çocuklar, çok büyük eğer taşıyan zihinsel yeteneklerinden de kayba uğrayabilmekktedirler. Gene yetersiz beslenme yüzünden daha sık hastalanmaktadırlar. Yaşasalar bile, bu yaşam bir takım kalıcı zihinsel ve bedensel özürlülerle süren bir yaşam olmaktadır.

    Dünya beslenme sorununu nasıl çözeceğini bilmektedir. Yerel topluluklar,hükümet dışı kuruluşlar, hükümetler ve uluslar arası kuruluşlar  arasındaki işbirliği için güçlü bir temel oluşturulduğunda gelecek (ve çocuklarımızın yaşamı) bizim istediğimiz ve onların hak ettikleri yönde biçimlenebilir. Sağlıklı bir büyüme ve gelişme daha ileri üretkenlik,toplumsal eşitlik ve barış böyle sağlanır. Bunun yanında da Endüstrileşmiş ülkeleri gelişmekte olan dünyanın çocuklarına daha çok yardım yapma yönünde uyarmalıyız.

    1920 yılında Mustafa Kemal çocuklarla dünyanın geleceği arasındaki ilişkiyi görüp yurtta ve cihanda barış için alınacak önlemlere işaret etmek için Ulusal Egemenliği Çocuk Bayramı ile taçlandırıyordu. İnsanlık bu gerçeği 20. yüzyılın son günlerinde kavrar gibi olmuştur.

    Çocuk hastalıkları ve beslenmesi hakkındaki sorularınızın cevaplarının yer aldığı  yayımlanmış ,en güncel ve güvenilir kaynaklardan temin edilmiş, yüzlerce kitabı Akademisyen yayınevi  sizler için bir araya topladı.

    https://www.akademisyen.com internet adresimizden çocuk sağlığı hakkında merak ettiğiniz konularla ilgili her türlü kitabı en uygun fiyatlarla temin edebilirsiniz.

     

  • Dahiliye
  • Dermatoloji   
  • Endokrinoloji   
  • Farmakoloji Kitapları

    Farmakoloji , kimyasal süreçler aracılığı ile ,özellikle de düzenleyici moleküllere bağlanarak ve normal vücut işlevlerini , aktive ya da inhibe ederek ,yaşayan sistemlerle etkileşen maddelerin incelenmesi olarak tanımlanabilir. Bu maddeler , hastada yararlı bir tedavi edici etkiye ulaşmak  veya hastayı enfekte eden parazitlerdeki düzenleyici süreçler üzerindeki toksit etkileri için uygulanmış kimyasallar olabilir. Böylesine önemli terapotik uygulamalar , genellikle hastalığı önlemek , teşhis etmek ve tedavi etmek için kullanılan maddelerin bilimi olarak tanımlanan tıbbi farmakolojinin esas rolü olarak değerlendirilebilir.

    Tarih öncesi insanlar hiç şüphesiz birçok bitki ve hayvansal maddenin yararlı ya da toksit etkilerini farketmişlerdir. Çin ve Mısır antik yazılı kayıtları ile Hint gelenekleri bir kısmı günümüzde hala yararlı oldukları bilinen çeşitli tipte ilaçları listelemektedir. Aslında bunların çoğu yararsız hatta zararlıdır. 1500'lü yıllardan günümüze kadar ara sıra tıbba rasyonel metodlar kazandırmak için çabalar olmuş ancak hiçbiri ,tüm biyoloji ve hastalığı ,deney ve gözlem yapmaya ihtiyaç duymadan açıklamayı amaçlayan baskın düşünce sistemleri sebebiyle , başarılı olamamıştır.

    Farmakoloji bilimi hakkında ki tüm bu tarihsel süreci anlatan , geçmişten günümüze kadar gelen süreçte kullanılan ilaçlar hakkında merak ettiğiniz tüm konular ve kafanıza takılan tüm sorulara yanıt veren kitapları Akademisyen yayınevi sizin için bir araya topladı.

    En güncel ve güvenilir kaynaklardan temin edilmiş, yüzlerce kitabı https://www.akademisyen.com internet adresimizden en uygun fiyatlarla temin edebilirsiniz.

  • Fiziksel Tıp ve...

    Tıbbi anlamda rehabilitasyon,sakatlıkların yoğun bir biçimde ortaya çıktığı, sosyal ve ekonomik sorunların arttığı Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra kısmen,İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde daha ciddi ve yaygın bir şekilde başlamıştır.

    Fiziksel tıbbın kökü, çeşitli fiziksel alanların faydalı etkilerinin fark edildildiği eski çağlara kadar uzanır. İlk çağlarda Çin ve Hindistan da kas ve eklem ağrıları için tedavi egzersizleri olarak kabul edebileceğimiz bazı hareketler yapılmaktaydı. Eski Yunanda mabetlerin yanında "gymnasia" denilen salonlarda sağlığın devamı veya tekrar kazanılması için değişik türde egzersizler uygulanmaktaydı. Masaj tarih boyunca terapatik bir araç olarak kullanılmıştır. Manipulasyon ve traksiyon en az Hipokrat (M.Ö. 460-377) zamanından beri bütün dünyada uygulanmaktadır. Hipokrat, kullanılmamaya bağlı atrofileri egzersizle tedavi etmiş ve şişman hastalara yürümeyle zayıflamayı önermiştir. Helioterapi ve hidroterapi, Roma İmparatorluğu zamanında ve daha önceleri biliniyor ve uygulanıyordu. İsa'dan yıllar önce torpido balığının saldığı statik elektirik tedavi amacıyla kullanılmıştır. Başlangıçta ampirik olarak kullanılan bu tedavi araçları, giderek daha bilimsel temele oturtularak rehabilitasyon yöntemleri haline gelmişlerdir.

    Onyedinci yüzyılda, Otto von Guericke sürtünmeyle statik elektirik elde etmiş, bunu onsekizinci yüzyılda Benjamin Franklin hastalarının tedavisinde kullanmıştır. Elektrik enerjisinin fizyoloji ve tedavide bilimsel kullanılışının İtalyan Luigi Galvani' nin çalışmaları ile onsekizinci yüzyılın sonunda başladığı genellikle kabul edilmektedir. Onsekizince ve Ondokuzuncu yüzyıllarda, Galvani ve Faradi akımları önemli tedavi yöntemi olarak kullanılmıştır.

    Yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde "fizik tedavi" olarak başlayan, daha sonra "fiziksel tıp" denilen bu bilim dalı, yirminci yüzyılın ikinci yarısında fiziksel tıbba, "rehabilitasyon" eklenerek "fiziksel tıp ve rehabilitasyon" adını almıştır. Fiziksel tıp ve rehabilitasyon kısaca "fiziyatri" de denilmektedir. Dünyadaki tarihsel gelişmeler benzer şekilde ülkemizde de cereyan etmiştir.

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon hakkındaki sorularınızın cevaplarının yer aldığı  yayımlanmış ,en güncel ve güvenilir kaynaklardan temin edilmiş, yüzlerce kitabı Akademisyen yayınevi  sizler için bir araya topladı.

    https://www.akademisyen.com internet adresimizden Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon hakkında merak ettiğiniz konularla ilgili her türlü kitabı en uygun fiyatlarla temin edebilirsiniz.

     

  • Fizyoloji
  • Gastroenteroloji   
  • Genel Cerrahi
  • Geriatri
  • Göğüs Hastalıkları   
  • Göğüs - Kalp Damar...
  • Göz Hastalıkları   
  • Halk Sağlığı
  • Hematoloji
  • Histoloji ve Embriyoloji

    Histoloji (YUN , histo , zar  ya da doku + logos, bilim ) vücut dokularını ve bu dokuların organları oluşturacak şekilde nasıl düzenlendiğini araştıran bilimdir. Histoloji doku biyolojisinin her yönüyle ilgilidir. Ağırlıklı olarak hücrelerin yapısına  ve her organa özgü işlevleri yeterli düzeyde gerçekleştirmeye yönelik düzenlenişine odaklanmaktadır.

    Dokularda birbiriyle etkileşim halinde iki bileşen bulunur ; bunlar hücreler ve hücre dışı ara maddelerdir. Hücre dışı  ara madde kolejen lifçikleri ve bazal zarlar gibi , çoğu karmaşık yapılar oluşturan çeşitli makromoleküllerden oluşur. Hücre dışı madde hücrelere ve hücrelere besin taşıyan sıvıya katkı sağlar , katabolitleri ve salgı ürünlerini uzaklaştırır. Hücre dışı ara madde hücreler tarafından üretilir ve bazen de ara madde ki moleküller tarafından kontrol edilir. Hücreler ve ara madde kapsamlı bir etkileşim sergiler. Hücrelerle , hücre dışı ara madde birlikte işlev gören ve uyaranlara ve baskılayıcılara birlikte yanıt veren bir bütün oluşturur.

    Organlar birkaç dokunun düzenli bir biçimde bir araya gelmesi ile oluşur ve dokuların hatasız bir biçimde bir araya gelmesi her organın ve organizmanın bir bütün olarak işlev görmesini sağlar.

    Hücrelerin ve ara madde bileşenlerinin boyutunun küçük olması histolojiyi mikroskop kullanımına bağımlı kılmaktadır. Biyokimya , moleküler biyoloji, fizyoloji , imünoloji  ve pataloji gibi bilim dallarında kaydedilen ilerlemeler doku biyolojisinin daha iyi anlaşılmasında çok önemli bir yer tutar.

    Histolojik araştırmada kullanılan en yaygın yöntem , ışık mikroskobunun yardımıyla  çalışabilecek histolojik kesitlerin hazırlanmasıdır. Işık mikroskobu altında dokular, içinden ışık geçecek şekilde aydınlatılarak incelenir.

    Akademisyen  yayınevi  Histoloji  biliminde  yayımlanmış ,en güncel ve güvenilir kaynaklardan temin edilmiş, yüzlerce kitabı sizler için bir araya topladı.

    https://www.akademisyen.com internet adresimizden Histoloji  hakkında merak ettiğiniz konularla ilgili her türlü kitabı en uygun fiyatlarla temin edebilirsiniz.

     

  • İnfeksiyon Hastalıkları
  • Kadın Hastalıkları ve...
  • Kardiyoloji   
  • Kulak Burun Boğaz...

    Ülkemizde Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisiyle ilgili bilimsel yayınlar giderek artmakta ve bu artış bilim dalımızın temel alanları yanında yeni gelişen güncel konuları da kapsamaktadır.

    Bu yayınların bir bölümünü, değeri akademik çerçevelerce kabul edilen yabancı kaynaklı bilimsel eserlerin Türkçeye kazandırılmış şekilleri oluştururken benzer nitelikte yerli yayınlar ile güncel konulara ait çalışmalarda bunlara eklenmektedir.

    Özellikle 1970'li yıllardan itibaren tıbbın hizmetine giren yüksek teknolojik gelişimler (US, BT, MRI, PET vb.) sonucu bilim dalımızı da yakından ve ciddi şekilde ilgilendiren değişiklikler ortaya çıkmıştır. Bunun sonucu olarak organ, sistem ve organizma bazında çok yeni farklı ve faydalı bilgiler veren görüntüleme teknikleri hastalıkların patogenez ve buna bağlı olarak tedavi prensiplerinde de yeni girişimlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Multi disipliner niteliği olan bu girişimlerde başarının temel şartının ekip çalışması olduğu gerçeği net bir şekilde göz önüne serilmiştir.

    Bu gerçekten hareketle ülkemizde KBB pratiğinde de farklılaşma veya seksiyonlaşma gibi şekli bölümler yanında fiili ayrılmalarında başladığı görülmektedir. Bu şekilde bilim dalımızda yurt dışına paralel şekilde ve işbirliği içinde en yeni gelişmeler de uygulama alanı bulur hale gelmiştir. bu çalışmalara ait kongre sempozyum kurs gibi bilimsel etkinliklerle ilgili yayınlar ile otörlere ait konuya özgün eserler başarılı bir şekilde bilimin hizmetine sunulmaktadır.

    Kulak Burun Boğaz hastalıkları ve bu hastalıklar hakkındaki sorularınızın cevaplarının yer aldığı  yayımlanmış, en güncel ve güvenilir kaynaklardan temin edilmiş, yüzlerce kitabı Akademisyen yayınevi  sizler için bir araya topladı.

    https://www.akademisyen.com internet adresimizden Kulak Burun Boğaz hakkında merak ettiğiniz konularla ilgili her türlü kitabı en uygun fiyatlarla temin edebilirsiniz.

  • Mikrobiyoloji

    Mikrobiyoloji , tek hücre ya da hücre kümeleri şeklinde var olan geniş ve çeşitli bir mükroskopik organizmayı inceler .Mikroskopik olup hücreler olmaya virüsler de inceleme alanındadır.

    Çıplak gözle doğrudan görülemeyen varlıklar olan mikroorganizmalardaki kadar yoğun biyolojik  çeşitlilik , başka hiç bir yerde gözlenemez . Mikroorganizmaların biçimsel ve işlevsel açıdan incelenmesi , biyokimyasal özellikler ya da genetik mekanizmalar olsun bizi biyolojik bilginin sınırlarına götürür. Dolayısı ile bilimsel bir hipotezin değerini de ölçen özgünlük gereksinimi mikrobiyolojide tam karşılığını bulur. Mikrop  dünyasındaki çeşitlilik , bu temelin öteden beri var olduğu bir alan sunmaktadır.

    Bilimin uygulamalı alanında aşırı gelişen kol olan önceden bilme (prediction) , yöntemsel ve kurumsal yaklaşımların karışımı ile oluşturulmuş bir üründür. Biyokimya , molekülerbiyoloji ve genetik alanları mikroorganizmaların incelenmesi için gerekli araçları sağlarlar. Aslında mikrobiyoloji bu bilimsel disiplinlerin ufkunu genişletmiştir. Böyle bir alışveriş bir biyolog tarafından tüm katılımcıların yararlandığı bir yardımlaşma (mutualism) şeklinde tanımlanabilir . Likenler mikrop yardımlaşmasının bir örneğini oluştururlar. Biyolojide yardımlaşmaya farklı organizmaların devamlı birlikteliğini tanımlayan ortak yaşam (symbiosis) adı verilir.Eğer alışveriş sadece bir tarafın yararına gelişiyorsa bu birliktelik parazitlik biçiminde tanımlanır.

    "Yardımlaşma " , "ortak yaşam " ve "parazitlik " terimleri ekoloji bilimi ile ilişkilidir ve mikrobiyolojide çevre biyolojisinin ilkelerine kesinlikle uyulur.

    Akademisyen yayınevi ,Mikrobiyoloji biliminin yanında bu bilimin ışık tuttuğu diğer bilim dallarına yönelik ve merak ettiğiniz tüm sorulara cevap verebilecek en güncel ve güvenilir kaynaklardan temin edilmiş, yüzlerce kitabı sizler için bir araya topladı.

    https://www.akademisyen.com internet adresimizden Mikrobiyoloji  hakkında her türlü kitabı en uygun fiyatlarla temin edebilirsiniz.

     

  • Nefroloji   
  • Nöroloji

    Nöroloji, genel olarak beyin, beyin sapı, omurilik ve çevresel sinir sistemi ile kasların hastalıklarını inceleyen, teşhis ve cerrahi haricindeki tedavi yöntemlerinin uygulanmasından sorumlu tıp bilim dalıdır.

    Sinir sistemi ve hastalıkları ile ilgili metinleri M.Ö. 3000-4000 yıl önceye ait eski mısır papürüslerine kadar uzandığı anlaşılıyor. Özellikle hipokrat (M.Ö. 460-370)ile başlayıp M.S.2.yy dan Bergamalı Galen'le devam eden dönemde sinir sisteminin yapısı ve hastalıklarında ortaya çıkan tablolarla ilgili doğru görüşlerin ileri sürüldüğünü anlıyoruz.Greklerde insan vücudunda nekropsi yapılmadığından , Hipokrat beyin anatomisi üzerindeki çalışmalarını başlıca keçilerde gerçekleştirmiştir. Birçok nörolojik hastalıklardaki gözlemlerinin yanı sıra o güne kadar doğa üstü nedenlere bağlı olduğu düşünülen epilepsinin bir beyin hastalığı olduğunu ileriye sürmüş tek taraflı konvünsiyonları , nöbete öncelik eden aura'yı tanımlamıştır.

    Batıda Rönesansın getirdiği uyanışla birlikte hekimlikte pozitif düşünce ve deney yolunun açıldığı dikkat çekiyor.

    Kuşkusuz geçen yüzyıllar içinde ,nörolojinin en büyük gelişmesi 1800 'lü yıllarda olmuştur.

    Nöroloji, gün geçtikçe kendi içinde ve sınırlı bir dal olmaktan çıkmış, epilepsi, hareket sistemi bozuklukları, beyin damar hatalıkları, alzheimer hastalığı, bunamalar ve uyku bozuklukları gibi ayrıca özen gerektiren alt disiplinlere bölünmüştür. Nöroloji tıp bilim dalı, 19. yüzyılda ruh hastalıklarını da içinde barındırır iken, 20. yüzyıldan sonra ruh hastalıkları psikiyatri bilim dalı olarak ayrılmıştır. Bu alanların tümünde ciddi bir laboratuvar arka planının yanı sıra diğer tıp alanları ile multidisipliner bir ilişki içinde devam ettiği görülmektedir.

    Akademisyen yayınevi  Nöroloji biliminde yayımlanmış ,en güncel ve güvenilir kaynaklardan temin edilmiş, yüzlerce kitabı sizler için bir araya topladı.

    https://www.akademisyen.com internet adresimizden Nöroloji hakkında merak ettiğiniz konularla ilgili her türlü kitabı en uygun fiyatlarla temin edebilirsiniz.

  • Nöroşirürji   
  • Onkoloji
  • Ortopedi ve...
  • Patoloji      

    Patalojinin sözlük anlamı, hastalık (pathos) bilgisidir. Bu bilim dalı hastalıkları ve hastalarda bunlara hücreler, dokular ve organlar düzeylerinde eşlik ederek belirti ve semptomları meydana getiren değişikliklerin nedenlerini araştırır. Öğrencilerin pataloji ve tıp eğitimleri boyunca her zaman karşılaşacakları, önemli iki terim vardır;

    Etiyoloji hastalığın, arka plandaki nedenler ve değişikliğe yol açan faktörler de dahil olmak üzere kaynağıdır. Hipertansiyon, diyabet ve kanser gibi en fazla karşılaşılan hastalıkların, kalıtsal genetik yatkınlık ve çeşitli çevresel tetikleyici faktörlerin bir araya gelmesi sonucunda geliştiği artık açıkça bilinmektedir. Hastalıkların arka planındaki genetik ve çevresel faktörlerin araştırılıp ortaya konulması, modern tıbbın üzerinde çalıştığı önde gelen bir konudur.

    Patogenez, hastalığın gelişmesi ile sonuçlanan basamaklar anlamında kullanılan bir deyimdir. Etiyolojik faktörlerin ve moleküler değişikliklerin; hastalığı karakterize eden, spesifik fonksiyonel ve yapısal anormallikleri nasıl tetiklediğini anlatır. Etiyoloji bir hastalığın nasıl geliştiğini belirlerken, patogenez o hastalığın nasıl geliştiğini ortaya koyar.

    Hastalığın etiyolojisinin ve patogenezinin belirlenmesi, yanlızca o hastalığın anlaşılmasının sağlanması açısından değil, mantıklı tedaviler geliştirilmesi açısından da temel bir ihtiyaçtır. Hastalığın nedenlerini ve gelişmesini açıklayan pataloji böylece, tıp uygulamasının bilimsel temelini oluşturur.

    Patologlar klinik uygulamada tanı koymak ve tedavi yönlendirmek için, hücrelerin ve dokuların makroskopik veya mikroskopik görünümlerini (morfoloji) ve kan, idrar gibi vücut sıvılarındaki biyokimyasal değişiklikleri tanımlar. Patologlar ayrıca, hasara yanıt olarak hücrelerde, dokularda ve organlarda gelişen biyokimyasal, yapısal ve fonksiyonel değişiklikleri ortaya çıkarmak amacıyla çeşitli moleküler, mikrobiyolojik ve immünolojik teknikler kullanır. Pataloji öğretisi geleneksel olarak genel patoloji ve sistemik patoloji olmak üzere iki bölüme ayrılır. Bunlardan birincisi, patolojik uyaranlar nedeni ile hemen bütün dokularda meydana gelen, hücre ve doku düzeyindeki değişiklikler; ikincisi ise farklı, özelleşmiş organlardaki reaksiyonlar ve anormallikler üzerinde odaklanır.

     

    Akademisyen yayınevi  Patoloji bilimi hakkında yayımlanmış ,en güncel ve güvenilir kaynaklardan temin edilmiş, yüzlerce kitabı sizler için bir araya topladı.

    https://www.akademisyen.com internet adresimizden patoloji hakkında merak ettiğiniz konularla ilgili her türlü kitabı en uygun fiyatlarla temin edebilirsiniz.

  • Plastik Cerrahi   
  • Popüler sağlık kitapları
  • Psikiyatri

    Kişinin subjektif hayatının bozulması, diğer kişiler ve toplumla olan ilişkilerinin aksamasına sebep olur. Psikiyatri , insanın davranış ve uyum bozukluklarını inceleyen bilim dalıdır. İstenmeyen şahsiyet problemlerinin sebeplerini, gelişmesini ve belirtilerini araştırır ve bu bozuklukların düzeltilmesini gaye edinir.

    Psikiyatrinin tarihi uygarlık tarihi ile eşzamanlı gelişim göstermiştir. İnsanın çevre ile ilgili bilgileri arttıkça iç dünyasına da ilgisi artmıştır. Böylece ilk çağdan itibaren birçok bilim adamı ve filozof psikiyatriye katkıda bulunmuştur.

    Psikiyatri kökenini sosyal bilimlerden alır. Bu nedenle gelişiminin ilk yıllarında sosyal bilimler ve felsefeden büyük ölçüde etkilenmiştir. Bu etkilere karşın zaman içinde gelişerek pozitif bilimler içinde yerini almıştır.

    Eski çağlarda ruhsal olaylar anemistik bir yaklaşımla açıklanmaya çalışıyordu.Bu görüşe göre dünya çeşitli ruhlar,cinler,ve bir takım doğa üstü güçler ve tanrılar tarafından yönetilmekteydi. Bu görüşe koşut olarak din ve inançlarla hekimlik, tarih boyunca uzun süre yakın ilişki içinde olmuştur. Hastalıklarla ilgili görüş ve düşünceler de bu görüşten büyük ölçüde etkilenmiştir. Ruhsal hastalıklar bu yaklaşıma uygun olarak kötü ruhlar ve cinlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Tedavi yöntemleri de büyük ölçüde bu görüşe uygun olmuştur. Ancak zaman zaman bu görüşten kendini kurtarabilen yaklaşımlar da ortaya çıkabilmiştir.

    Anemistik düşücenin etkisi Ortaçağ boyunca devam etmiştir. Avrupa'da binlerce insan şeytanlarla ve cinlerle ilişkisi olduğu gerekçesiyle yakılmıştır.

    Fakat yıllar ilerledikçe bu yöntemlerin doğru olmadığı ortaya çıkmış ve günümüzde psikiyatrik hastalıklar, çeşitli metodlarla tedaviye çalışılır hale gelmiştir.  İlaç tedavisi, psikoterapi, elektroşok tedavisi bunların başında gelmektedir. Ruhi bozukluklar, iki ana bölümde incelenir: Bunlar psikotik rahatsızlıklar ve psikotik olmayan hastalıklardır.

    Bu hastalıklar ve Psikiyatri hakkındaki sorularınızın cevaplarının yer aldığı  yayımlanmış ,en güncel ve güvenilir kaynaklardan temin edilmiş, yüzlerce kitabı Akademisyen yayınevi  sizler için bir araya topladı.

    https://www.akademisyen.com internet adresimizden psikiyatri  hakkında merak ettiğiniz konularla ilgili her türlü kitabı en uygun fiyatlarla temin edebilirsiniz.

     

     

  • Radyasyon Onkoloji
  • Radyoloji
  • Romatoloji
  • Sözlük
  • Tıbbı araştırma ve...
  • Tıp ve Sağlık Hukuku
  • Üroloji   
  • Veteriner Hekimlik
  • Yoğun Bakım   
  • Biyofizik
sayfa başına


TÜRKÇE TIP KİTAPLARI

Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS)  tıp fakültesi mezunlarının uzmanlık eğitimi alabilmeleri için girdikleri bir branş seçme sınavıdır. Tıpta Uzmanlık Her yıl ortalama 10-12 bin kişinin girdiği TUS (Tıpta Uzmanlık Sınavı)'a hazırlanmanız için gereken tüm Türkçe ve İngilizce TUS kitaplarını uygun ve taksitli fiyat seçenekleri ile Akademisyen Kitabevinde bulabilirsiniz